Blog

Ashtanga serileri ve sürdürülebilirlik

10 Mart 2026

Ashtanga vinyasa yogada 6 seri bulunur. Genelde ilk 2 seriye daha aşinayız. Etkisi ve uygulanabilirliği açısından en fazla üzerinde durulan da ilk iki seridir.

Bu geleneğin merkezi olan Hindistan'ın Mysore şehrine varışın ilk 3 günü, şalada sadece birinci seri pratiği yapılır. Ya da geri dönmeden önceki gün, son pratikte herkes “bir” pratik eder. Uzun yol geldin ya da gideceksin, hasta oldun ya da bir sebepten uzak kaldın “bir” le başlarsın.

Tüm seriler “surya namaskarlardan sonra ayaktaki pozlarla başlar, oturma pozlarıyla devam eder ve bitirme pozlarıyla sonlanır. Her bölümün içinden bazı pozları eleyerek kısaltmalar yapabilirsin ya da modifiye edebilirsin. Ama mesela bütün bitirme kısmı çıkarılmaz.

Sadece asana değil, asanayla beraber uyguladığımız, dristi, bandha (nefes) ve vinyasa beraber çalışarak “ashtanga vinyasa yoga” sistemini oluşturur.

Kural değil, geleneğin ortak deneyimi..

Neyi muhafaza edip benimseyeceğini ve neyi esnetme, değiştirme ihtiyacı duyduğunu, deneyim ederek yıllar içinde görebilirsin.

Her seride merkez pozlar vardır. Yani pozda belirli bir ilerleme kaydetmeden diğer pozlara devam edilmez. Mesela birinci seri için marichi d, supta kurmasana ve garbha pindasana merkez pozlardır.

Sharathji yeni gelenlere bu kurallar konusunda daha katıyken, zaman içinde bu tutumu ironik bir şekilde değişir.

Sırrın kendisi asanaların içinde değil, bu pratiği sürdürebilmektedir. Yoksa topuğunu tuttu diye harika bir insana dönüşeni görmedim.

Herhangi bir şeyin güzellemesini yapmayı sevmiyorum. Aralarda çok yükselsem bile, bir pratiğin, bir düşüncenin ya da bir insanın fanatiği olmayı hiç ama hiç istemiyorum.

Varmaya çalıştığımız şey her ne ise, bu sadece ashtangaya ait bir vaat değil bana göre. Tüm çelişkilere rağmen, bir şeyi severek, bağlılıkla yapmanın “kendisinde” bir sır var. Yani öyle seziyorum:))

Drishti Nedir?

20 Mart 2026

En temel anlamıyla drishti, bakışların tek bir noktaya sabitlenmesidir. Ancak elbette bundan çok daha fazlasını ifade eder.

Drishti, Ashtanga Vinyasa Yoga pratiğinin ana çatısını oluşturan Tristhana kavramının önemli unsurlarından biridir.

Özetlemek gerekirse Tristhana, asana uygulamasında birlikte kullandığımız üç temel odağı ifade eder. Pratik sırasında bu üç boyutu eş zamanlı olarak uygularız:

  1. Asana (beden / fiziksel yapı)
  2. Nefes & bandha (sinir sistemi)
  3. Drishti (zihinsel odak)

Ashtanga vinyasa yoga sistemi, bu üç unsurun vinyasa ile birleşmesiyle oluşur.

Sharath Jois’in Astanga Yoga Anusthana kitabında referans verilen 9 farklı drishti noktası:

  • Ūrdhve drṣṭi → yukarı / boşluğa bakış
  • Brūmadhye drṣṭi → üçüncü göz (iki kaş arası)
  • Nāsāgre drṣṭi → burun ucu
  • Pārśvayoh drṣṭi → sağ taraf
  • Pārśvayoh drṣṭi → sol taraf
  • Nābhau drṣṭi → göbek
  • Hastāgre drṣṭi → orta parmak ucu
  • Aṅguṣṭhāgre drṣṭi → başparmak ucu
  • Pādāgre drṣṭi → ayak başparmağı ucu

Drishti, gözlerin tek bir noktaya odaklanmasının ötesinde, dikkati içeriye yönlendirmeyi amaçlar. Duyuları dışardan içeri doğru çekmek için kullandığımız bir araç, bir tekniktir.

İçeri çekilen dikkatle beraber önce bedensel hisleri algılarız, bu en basit anlatımıyla bizi anın, var olmanın deneyimine doğru çeker.

Bu yönüyle, yoganın 8 basamağındaki ilk içsel uygulamalara bir hazırlık niteliği taşır. (pranayama, pratyahara)

Drishti, nefesle birlikte, asana pratiğini yalnızca fiziksel bir egzersiz olmaktan çıkaran bir köprü gibidir.

Pratiğin ilk dönemlerinde drishti ile çalışmak bir parça zorlayıcı olabilir ve yarattığı fark kendini belli belirsiz hissettirebilir. Ancak zamanla, nefes ve bandha çalışmalarında olduğu gibi, etkisi belirginleşir ve güçlenir.

Kendi deneyimimden anlatmak gerekirse;

Drishti, bir asana içinde diğer tüm dikkat dağıtıcı unsurların önüne geçen bir tutunma noktası gibidir.

Zamanla bu tutunma noktası, pratiğin içinde hissedilen daha belirgin bir merkezlenme yaratır.

Pozu sadece fiziksel boyutta kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda güçlü bir odak, konsantrasyon çalışmasına dönüştürür.

Eğer drishti uygulamasını pratiğinize yeni yeni dahil ediyorsanız, bakışları yumuşak bir hisle sabitlemeye çalışın. Her bir referansı katı bir şekilde uygulamak yerine, sizi biraz daha rahat hissettiren noktayı seçerek, farklı asanalarda uygulamayı deneyin.

Özellikle sinir sistemini regüle etmekte zorlandığınız, biraz daha mücadele gerektiren pozların içinde uygulayarak bir fark yaratıp yaratmadığını gözlemleyin.

Gerisini biraz zamana bırakın:)

Bir süre sonra uygulanan bir teknik olmaktan çıkıp, pratiğinizin doğal ve kendiliğinden gerçekleşen bir parçası haline gelecektir.